Güneş koruyucu seçerken çoğumuzun gözü ilk olarak SPF değerine gider. Bu anlaşılır bir refleks; ancak günlük hayatta alınan korumayı yalnızca şişenin üzerindeki rakam belirlemiyor. Ürünün miktarı, cilde ne kadar eşit dağıldığı, terleme ve yüzme gibi durumlar ve gün içinde yeniden uygulanıp uygulanmadığı en az ürün seçimi kadar önemli.
Hatta güneş korumasındaki en sık sorunlardan biri yanlış ürün seçmekten çok, doğru ürünü gereğinden az kullanmak olabilir. Araştırmalarda insanların güneş koruyucuyu laboratuvar testlerinde kullanılan miktardan belirgin biçimde daha az uygulayabildiği uzun süredir görülüyor.
Peki bunu günlük rutine nasıl çevirebiliriz?
Önce SPF rakamını doğru anlamamız gerekiyor
SPF, çoğu zaman düşünüldüğü gibi “güneşte kaç saat kalabileceğinizi” söyleyen bir süre göstergesi değildir. FDA'nın da özellikle belirttiği üzere SPF, korunan ciltte güneş yanığı oluşturmak için gereken UV enerjisini korunmayan ciltle karşılaştıran bir ölçüdür. Dolayısıyla “normalde bir saatte yanıyorum, SPF 30 kullanırsam 30 saat korunurum” şeklindeki hesap doğru değildir.
Günlük kullanım açısından daha anlaşılır bir yaklaşım şu olabilir: American Academy of Dermatology, geniş spektrumlu, suya dayanıklı ve en az SPF 30 bir güneş koruyucu kullanılmasını öneriyor. “Geniş spektrum” ifadesi burada önemli; çünkü ürünün hem UVA hem de UVB ışınlarına karşı koruma sağlamasını ifade ediyor.
Ancak burada dikkat etmenizi istediğim nokta şu: SPF 50 satın almak, SPF 50 düzeyindeki korumayı otomatik olarak cildinize taşıdığınız anlamına gelmez.
Peki miktar neden bu kadar önemli?
Güneş koruyucuların SPF testlerinde standart olarak kullanılan uygulama miktarı yaklaşık 2 mg/cm²'dir. Daha az ürün kullanıldığında elde edilen gerçek koruma da düşebilir. Bu ilişki her formülde tamamen aynı matematiksel şekilde ilerlemese de bir fikir vermesi açısından önemli.
Sorun şu ki günlük yaşamda insanlar genellikle bu miktara ulaşamıyor. Bu nedenle güneş koruyucuyu çok ince bir tabaka halinde sürmek yerine, cildin açıkta kalan bütün bölgelerini homojen biçimde kaplayacak miktar kullanmak önemli.
Pratik olarak yüzünüzü sürüp geçmek yerine kulakları, saç çizgisini ve boyun bölgesine de uygulayın. Açıkta kalıyorsa dekolte ve elleri de rutinin devamı olarak görmek gerekir.
Sabah bakımınızda güneş koruyucu nereye yerleşmeli ?
Bunu karmaşıklaştırmaya gerek yok. Güneşe çıkmadan yaklaşık 15 dakika önce cildinizi ihtiyacınıza uygun şekilde temizleyin. Kullanıyorsanız serum veya benzeri bakım ürününüzü uygulayın; ardından nemlendiricinizi sürün kremin cilt tarafından emilmesi için biraz vakit tanıyın. (bu süre kullandığınız ürüne göre değişebilir) ve ardından güneş koruyucunuzu homojen bir şekilde uygulayın.
Makyaj yapıyorsanız ürünü aceleyle üzerine fondöten sürülecek bir ara katman gibi düşünmeyin; yüzün tamamına eşit biçimde yayılmasına dikkat edin ve makyaja geçmeden önce cilt üzerinde yerleşmesine fırsat verin.
“Sabah sürdüm, akşama kadar yeter mi ?”
Burada günlük yaşam biçimi devreye giriyor.
Sabah evden çıkıp büyük ölçüde kapalı ortamda çalışan biriyle öğle saatlerini dışarıda geçiren, spor yapan veya sahilde olan birinin güneş koruyucu rutininin aynı olması beklenmemeli. Prtaik olarak dış ortamlarda fazla kalıyorsanız 2-3 saat de bir yenilemenizde fayda var.
Makyaj varken nasıl yenilenebilir ?
Kadınlar için güneş korumasının günlük hayatta en zor kısmı muhtemelen burası.
Sabah makyajınızı yaptıktan birkaç saat sonra aynı miktarda krem formunda güneş koruyucuyu yeniden uygulamak herkes için gerçekçi olmayabilir. Bu noktada ideal teorik uygulamayla sürdürülebilir günlük alışkanlık arasında denge kurmak gerekiyor.
Uzun süre dışarıda olacağınız günlerde makyajı daha hafif tutmak, yeniden uygulamayı kolaylaştıran bir güneş koruyucu form seçmek veya günün açık hava bölümünden önce korumayı yenilemek pratik çözümler olabilir. Ancak pudra, fondöten veya SPF içeren başka bir makyaj ürününün tek başına yeterli miktarda güneş koruyucu kullandığınızı varsaymak doğru olmaz; çünkü gerçek kullanım miktarı korumayı doğrudan etkiliyor.
Güneş koruyucu tek başına bütün işi yapmak zorunda değil
İyi bir güneş koruma rutininin belki de en rahatlatıcı tarafı bu.
Her şeyi kremden beklemek zorunda değilsiniz.
Özellikle uzun süre dışarıda kalacağınız günlerde gölgeyi tercih etmek, geniş kenarlı şapka ve UV korumalı güneş gözlüğü kullanmak, mümkün olduğunda cildi kıyafetle korumak güneş koruyucunun yükünü azaltır.
Sonuç olarak iyi güneş koruması, raftaki en yüksek SPF rakamını bulma yarışından çok daha basit bir alışkanlığa dayanıyor: kullanabileceğiniz bir ürün seçin, yeterli miktarda ve eşit uygulayın, açıkta kalan bölgeleri unutmayın
Mükemmel görünen ama sürdürülemeyen bir rutin yerine, her sabah gerçekten uygulayabileceğiniz bir sistem uzun vadede çok daha anlamlıdır.